pop
-
1
patlamak, patlatmak
To explode with a short, sharp sound like a balloon, or to make something do this.
-
The balloon popped when it touched the candle flame.Balon mumun alevine değince patladı.
-
We popped some corn and watched a film.Biraz mısır patlatıp film izledik.
-
-
2
(bir yere) bir koşu gitmek, şöyle bir uğramak Informal
To go somewhere quickly or for a short time.
-
I'm just popping to the shop for some milk.Süt almak için markete bir koşu gidiyorum.
-
She popped into the bank on her way home.Eve dönerken bankaya şöyle bir uğradı.
-
-
3
(bir yere) çabucak koymak, (fırına/ağzına) atmak Informal
To put an object into or onto something in a quick, casual way.
-
Pop the bread in the oven for five minutes.Ekmeği beş dakikalığına fırına at.
-
He popped a sweet into his mouth and smiled.Ağzına bir şeker atıp gülümsedi.
-
-
4
çıkıvermek, (aklına) gelivermek
To come suddenly out of, into or through a place.
-
A small head popped out from behind the curtain.Perdenin arkasından küçük bir kafa çıkıverdi.
-
Her name suddenly popped into my head.Adı birden aklıma geliverdi.
-
-
5
(kulak) basınç değişince tıkanıp açılmak
To feel a sudden small click inside when the air pressure changes, used about the ears.
-
My ears always pop when the plane starts to descend.Uçak alçalmaya başlayınca kulaklarım hep tıkanıp açılır.
-
Swallowing or yawning can help your ears pop during landing.İniş sırasında yutkunmak ya da esnemek kulaklarınızın açılmasına yardımcı olabilir.
-
Verb Forms Regular
Double the last consonant + ‑edpop → popped
Fiil tek bir sesli + tek bir sessiz harfle bitiyor ve vurgu son hecede olduğu için son sessiz harf ikilenir, sonra -ed eklenir.
Same rule: stop → stopped · plan → planned · drop → dropped
Fiil sert (ötümsüz) bir ünsüzle, /p/ sesiyle bittiği için -ed /t/ okunur; yeni hece eklenmez. popped /pɑpt/
Synonyms
Collocations
Phrases 16
See all- pop filtern.pop filtresi
- pop inphr.v.uğramak, kısa bir süreliğine uğramak
- pop outphr.v.kısa bir süreliğine çıkmak, bir koşu çıkmak
- pop rivetn.pop perçin, kör perçin
- pop starn.pop yıldızı
- pop the questionidiomevlilik teklif etmek
- pop upphr.v.aniden çıkmak, belirmek
- pop upn.açılır pencere, açılır figür
- pop up clearancen.havada alınan IFR izni
- pop up displayn.örümcek stand, katlanır stand
- popn.patlama sesi, gazoz
- ice popn.meyveli buz, çubuklu buz dondurma
- K popn.K-pop, Kore pop müziği
- mom-and-pop shopn.aile işletmesi, küçük esnaf dükkanı