pool
A1A2B1B2C1C2
/pul/
/puːl/
-
1
havuz
A container of water, often large, used for swimming.
-
The hotel has an indoor pool.Otelin kapalı bir havuzu var.
-
-
2
bilardo
A game played on a table with balls and cues.
-
Let's play a game of pool tonight.Bu akşam bilardo oynayalım.
-
-
3
havuz, grup, toplamacountable
A group of resources or people that can be shared or used together.
-
The company created a talent pool for future hiring.Şirket, gelecekteki işe alımlar için bir yetenek havuzu oluşturdu.
-
We need to pool our resources to complete the project.Projeyi tamamlamak için kaynaklarımızı birleştirmemiz gerekiyor.
-
Phrases 20
See all- pool programn.havuz programı, yedek parça paylaşım programı
- poolv.(aralarında) para toplamak, (kaynakları, bilgiyi) birleştirmek
- baptismal pooln.vaftiz havuzu
- candidate pooln.aday havuzu, adaylar listesi
- common pool resourcen.ortak havuz kaynağı
- gene pooln.gen havuzu
- infinity pooln.sonsuzluk havuzu
- liquidity pooln.likidite havuzu
- melt pooln.erime havuzu, erimiş mum havuzu
- mining pooln.madencilik havuzu
- option pooln.opsiyon havuzu
- patent pooln.patent havuzu
- plunge pooln.soğuk havuz, dalma havuzu
- prize pooln.ödül havuzu, toplam ödül