play games
A1A2B1B2C1C2
/pleɪ geɪmz/
/pleɪ geɪmz/
General
- 1 oyun oynamak
Definition (English)
To take part in games for fun.
Example Sentences
-
He plays games on his phone.Telefonunda oyun oynuyor.
-
Kids love to play games.Çocuklar oyun oynamayı sever.
Informal
- 1 (birine) oyun oynamak, numara yapmak
Definition (English)
To behave in a dishonest or unserious way in order to trick someone.
Example Sentences
-
Stop playing games and tell me the truth.Numara yapmayı bırak da bana doğruyu söyle.
-
I don't have time to play games with you.Seninle oyun oynayacak vaktim yok.
Phrases 45
See all- playv.oynamak, (spor, oyun) oynamak
- playn.(tiyatro) oyunu, piyes
- play a crucial role in somethingcolloc.bir şeyde kritik rol oynamak
- play a partcolloc.pay sahibi olmak, rol oynamak
- play a rolecolloc.rol oynamak, (bir şeyde) etkili olmak
- play basedadj.oyun temelli, oyuna dayalı
- play based learningn.oyun temelli öğrenme, oyunla öğrenme
- play by earidiomkulaktan çalmak, duruma göre hareket etmek
- play cat and mouseidiomkedi fare oyunu oynamak
- play daten.oyun randevusu, oyun buluşması
- play devil's advocateidiomşeytanın avukatlığını yapmak, karşı görüşü savunmak
- play favoritesexpr.kayırmak, (birine) iltimas geçmek
- play footballcolloc.futbol oynamak
- play groupn.oyun grubu, çocuk oyun grubu