parallel park
A1A2B1B2C1C2
/ˈpɛrəˌlɛl pɑrk/
/ˈpærəˌlɛl pɑːk/
- 1 paralel park etmek
Definition (English)
To park a vehicle in a space between two other vehicles, parallel to the road.
Example Sentences
-
It took her a few tries to parallel park successfully.Başarıyla paralel park etmek birkaç denemesini aldı.
-
He is learning how to parallel park.Paralel park etmeyi öğreniyor.
Phrases 8
See all- paralleladj.paralel, benzer
- parallelv.(bir şeye) paralellik göstermek, (bir şeyle) paralel seyretmek
- parallel entryn.paralel giriş
- parallel hybridn.paralel hibrit
- parallel playn.paralel oyun
- parallel runwayn.paralel pist
- parallel thinkingn.paralel düşünme
- massively parallel processingn.yoğun paralel işleme, kitlesel paralel işleme