once-in-a-lifetime
A1A2B1B2C1C2
/wʌns ɪn ə ˈlaɪfˌtaɪm/
/wʌns ɪn ə ˈlaɪftaɪm/
- 1 hayatta bir kez karşılaşılacak, ömürde bir kez yaşanacak, eşsiz
Definition (English)
Very special and unlikely to happen again in your life.
Example Sentences
-
This is a once-in-a-lifetime opportunity.Bu hayatta bir kez karşılaşılabilecek bir fırsat.
-
Seeing the pyramids was a once-in-a-lifetime experience for us.Piramitleri görmek bizim için ömürde bir kez yaşanacak bir deneyimdi.
Synonyms
unrepeatableunique
Collocations
once-in-a-lifetime opportunityonce-in-a-lifetime experienceonce-in-a-lifetime chanceonce-in-a-lifetime eventonce-in-a-lifetime momentonce-in-a-lifetime trip
Phrases 13
See all- onceadv.bir kez, bir kere
- onceconj.(-ir -mez: biter bitmez), (-dikten) sonra
- once a yearexpr.yılda bir, senede bir
- once and for allidiomkesin olarak, temelli
- once in a blue moonidiomkırk yılda bir, çok nadir
- once in a generationidiomnesilde bir görülen, çok nadir
- once in a lifetimeidiomömürde bir kez, hayatta bir kere
- once in a whileexpr.arada bir, ara sıra
- once per revn.devir başına bir, her devirde bir
- once upon a timeexpr.bir varmış bir yokmuş, evvel zaman içinde
- at-least-onceadj.en az bir kez
- at-most-onceadj.en fazla bir kez
- exactly-onceadj.tam olarak bir kez, tam bir kez