on board
A1A2B1B2C1C2
/ɑn bɔrd/
/ɒn bɔːd/
- 1 uçakta/gemide, ekibe katılan, destekleyen
Definition (English)
1. On a ship, train, plane, or other vehicle. 2. Agreeing with an idea or plan; participating in a team.
Example Sentences
-
All passengers are on board.Tüm yolcular gemide/uçakta.
-
Are you on board with the plan?Plana katılıyor musun/destekliyor musun?
-
We're happy to have you on board.Seni ekibimizde görmekten mutluyuz.
Phrases 42
See all- boardn.tahta, kalas
- boardv.binmek, yolcu almak
- board breakingn.tahta kırma
- board committeen.yönetim kurulu komitesi
- board compositionn.yönetim kurulu yapısı, yönetim kurulu bileşimi
- board deckn.yönetim kurulu sunumu, yönetim kurulu dosyası
- board diversityn.yönetim kurulu çeşitliliği
- board electionn.yönetim kurulu seçimi
- board evaluationn.yönetim kurulu değerlendirmesi
- board gamen.masa oyunu
- board meetingn.yönetim kurulu toplantısı
- board membern.yönetim kurulu üyesi
- board minutesn.yönetim kurulu tutanakları
- board observern.yönetim kurulu gözlemcisi