needle
A1A2B1B2C1C2
/ˈnidəl/
/ˈniːdəl/
Informal
- 1 (birini) iğnelemek, (birine) takılmak, (birine) laf sokmak
Definition (English)
To annoy someone on purpose by making unkind remarks or jokes again and again.
Example Sentences
-
My brother kept needling me about my new haircut.Ağabeyim yeni saç kesimim yüzünden bana durmadan takıldı.
-
She needled him by asking about his failed business.Batan işini sorarak onu iğneledi.
Verb Forms Regular
Base
needle
/ˈnidəl/
Past
needled
/ˈnidəld/
Participle
needled
/ˈnidəld/
Spelling rule
Ends in ‑e: add ‑dneedle → needled
Fiil -e ile bittiği için sonuna yalnızca -d eklenir.
Same rule: love → loved · live → lived · use → used
Pronunciation of -ed
/t/worked
/d/played
/ɪd/wanted
Fiil yumuşak (ötümlü) bir ünsüzle, /l/ sesiyle bittiği için -ed /d/ okunur; yeni hece eklenmez. needled /ˈnidəld/
Synonyms
Collocations
needle someone about somethingkeep needling someonebe needled by somethingneedle someone into doing something
Phrases 18
See all- needle and balln.iğne-bilye göstergesi, dönüş ve kayış göstergesi
- needle biopsyn.iğne biyopsisi
- needle exchangen.iğne değişim programı, şırınga değişimi
- needle groupn.iğne grubu, iğne seti
- needle lacen.iğne danteli
- needle swingn.ibre dönüşü, ibre salınımı
- needlen.iğne, ibre
- ADF needlen.ADF iğnesi
- butterfly needlen.kelebek iğne, kanatlı iğne
- chasing the needleidiomibreyi kovalamak, aşırı düzeltme yapmak
- circular needlen.yuvarlak şiş, dairesel şiş
- crewel needlen.yün nakış iğnesi
- fine needle aspirationn.ince iğne aspirasyonu, ince iğne biyopsisi
- knitting needlen.örgü şişi