A better you
with better words.

Find the right word.
Understand it completely.

name

/neɪm/ /neɪm/
  1. 1
    ad vermek, adlandırmak, (adını) koymak

    To give a name to someone or something.

    • They named the baby Liam.
      Bebeğin adını Liam koydular.
    • He was named after his grandfather.
      Ona dedesinin adı verildi.
  2. 2
    adını söylemek, (adını) açıklamak, saymak

    To say what the name of someone or something is.

    • Can you name all the planets in our solar system?
      Güneş sistemimizdeki bütün gezegenlerin adını sayabilir misin?
    • The police have not named the driver yet.
      Polis sürücünün adını henüz açıklamadı.
  3. 3
    atamak, seçmek

    To choose someone for a job, a position or a prize.

    • She has been named as the new head of the school.
      Okulun yeni müdürü olarak atandı.
    • He was named player of the year.
      Yılın oyuncusu seçildi.
  4. 4
    belirlemek, (tarih, fiyat) vermek

    To say exactly what a date, a price or another detail will be.

    • They haven't named the day for the wedding yet.
      Düğün için henüz gün belirlemediler.
    • Name your price, and I'll think about it.
      Fiyatını söyle, düşüneyim.

Verb Forms Regular

Base name
/neɪm/
Past named
/neɪmd/
Participle named
/neɪmd/
Spelling rule

Ends in ‑e: add ‑dname → named

Fiil -e ile bittiği için sonuna yalnızca -d eklenir.

Same rule: love → loved · live → lived · use → used

Pronunciation of -ed
/t/worked /d/played /ɪd/wanted

Fiil yumuşak (ötümlü) bir ünsüzle, /m/ sesiyle bittiği için -ed /d/ okunur; yeni hece eklenmez. named /neɪmd/

Synonyms

Collocations

be named afterbe named forname someone asname the dayname namesto name but a fewyou name itname and shame

Phrases 16

See all