morose
A1A2B1B2C1C2
/mərˈoʊs/
/məˈrəʊs/
- 1 somurtkan, asık suratlı
Definition (English)
Unhappy, silent and unwilling to talk or be cheerful.
Example Sentences
-
He has been morose and withdrawn ever since he lost his job.İşini kaybettiğinden beri somurtkan ve içine kapanık.
-
The long, dark winters can make some people feel morose and unmotivated.Uzun ve karanlık kışlar bazı insanların kendini karamsar ve isteksiz hissetmesine yol açabilir.