mean
A1A2B1B2C1C2
/min/
/miːn/
-
1
kaba, kırıcı, acımasız
Unkind or unpleasant to other people.
-
Don't be mean to your little brother.Küçük kardeşine kaba davranma.
-
It was mean of you to laugh at her mistake.Onun hatasına gülmen çok kırıcıydı.
-
-
2
cimri, eli sıkı
Not willing to give or share things, especially money.
-
He's too mean to buy anyone a coffee.Kimseye bir kahve ısmarlamayacak kadar cimri.
-
Don't be so mean; share your sweets with your friends.Bu kadar cimri olma, şekerlerini arkadaşlarınla paylaş.
-
-
3
saldırgan, tehlikeli Informal
Likely to become angry and to attack or hurt others.
-
Be careful; that dog looks mean.Dikkat et, o köpek saldırgan görünüyor.
-
He gets mean when he's tired and hungry.Yorgun ve aç olduğunda saldırganlaşıyor.
-
-
4
müthiş, harika Informal
Very good or skilful.
-
She plays a mean guitar in a local band.Yerel bir grupta müthiş gitar çalıyor.
-
My grandmother makes a mean apple pie.Büyükannem harika elmalı turta yapar.
-
Synonyms
Antonyms
Collocations
be mean to someonemean with moneya mean trickmean of someone to do somethingno mean feata mean streakplay a mean guitar
Phrases 14
See all- mean aerodynamic chordn.ortalama aerodinamik veter
- mean camber linen.ortalama kamber hattı
- mean reversionn.ortalamaya dönüş
- mean something in the nicest possible wayexpr.bunu iyi niyetle söylüyorum
- mean squared errorn.ortalama kare hata, hata kareleri ortalaması
- mean temperaturen.ortalama sıcaklık
- mean to do somethingcolloc.bir şeyi yapmak istemek, niyetinde olmak
- meanv.anlamına gelmek, demek
- meann.ortalama, aritmetik ortalama
- be mean to someonecolloc.birine kötü davranmak, kaba davranmak
- be mean with moneycolloc.eli sıkı olmak, cimri olmak
- I didn't mean toexpr.niyetim o değildi, istemeden oldu
- I meanexpr.yani, demek istediğim
- what do you meanexpr.ne demek istiyorsun, nasıl yani