mass
A1A2B1B2C1C2
/mæs/
/mæs/
- 1 (kalabalık hâlinde) toplanmak, yığılmak
Definition (English)
To come together in large numbers, or to gather people or things together in one place.
Example Sentences
-
Thousands of fans massed outside the stadium before the final.Finalden önce binlerce taraftar stadyumun önünde toplandı.
-
Dark clouds were massing on the horizon.Ufukta kara bulutlar yığılıyordu.
Verb Forms Regular
Base
mass
/mæs/
Past
massed
/mæst/
Participle
massed
/mæst/
Spelling rule
Add ‑edmass → massed
Fiilin sonuna -ed eklenir.
Same rule: work → worked · want → wanted · help → helped
Pronunciation of -ed
/t/worked
/d/played
/ɪd/wanted
Fiil sert (ötümsüz) bir ünsüzle, /s/ sesiyle bittiği için -ed /t/ okunur; yeni hece eklenmez. massed /mæst/
Synonyms
Antonyms
Collocations
mass outside somethingclouds massmassed crowdsmassed bands
Phrases 16
See all- mass ascensionn.toplu kalkış, toplu yükseliş
- mass balancen.kütle dengesi, kütle denkliği
- mass casualtyn.kitlesel yaralanmalı olay, çok sayıda yaralının olduğu olay
- mass extinctionn.kitlesel yok oluş, toplu yok oluş
- mass gainern.kilo aldırıcı, hacim artırıcı
- mass layoffn.toplu işten çıkarma, kitlesel işten çıkarma
- mass migrationn.kitlesel göç
- mass surveillancen.kitlesel gözetim, toplu gözetim
- massn.yığın, kütle
- a mass of somethingexpr.bir yığın, kalabalık bir küme
- air massn.hava kütlesi
- coronal mass ejectionn.koronal kütle atımı, koronal kütle fırlatımı
- muscle massn.kas kütlesi
- rocket mass heatern.roket kütleli ısıtıcı