making
A1A2B1B2C1C2
/ˈmeɪkɪŋ/
/ˈmeɪkɪŋ/
-
1
yapım, üretim, yapılışuncountable
The process of making or producing something.
-
The making of the sculpture took almost two years.Heykelin yapımı yaklaşık iki yıl sürdü.
-
We watched a short video about the making of the film.Filmin yapımıyla ilgili kısa bir video izledik.
-
-
2
(… olma) yolunda, gelişmekte olanuncountable
The state of developing into something; used in 'in the making'.
-
Many people think this young player is a star in the making.Pek çok kişi bu genç oyuncunun geleceğin yıldızı olduğunu düşünüyor.
-
The fans knew they were watching history in the making.Taraftarlar tarihin yazılışına tanıklık ettiklerini biliyordu.
-
-
3
cevher, gerekli niteliklercountable
The qualities needed to become a particular kind of person or thing; used as 'the makings of'.
-
She has the makings of a great teacher.Onda harika bir öğretmen olacak cevher var.
-
This old barn has the makings of a beautiful home.Bu eski ahırda güzel bir ev olmak için gereken her şey var.
-
-
4
(birini) adam eden şey, (birini) olgunlaştıran şeyuncountable
The thing that makes someone succeed or become a better person; used in 'be the making of'.
-
A year of working abroad was the making of her.Yurt dışında çalışarak geçirdiği bir yıl onu olgunlaştırdı.
-
Everyone says the new coach was the making of the team.Herkes takımı takım yapanın yeni teknik direktör olduğunu söylüyor.
-
-
5
kendi eseri, kendi yarattığıuncountable
The fact of being caused by yourself; used in 'of your own making'.
-
His problems are all of his own making.Sorunlarının hepsi kendi eseri.
-
We are now in a mess of our own making.Şimdi kendi yarattığımız bir karmaşanın içindeyiz.
-
Synonyms
Collocations
the making ofin the makinghave the makings ofbe the making of someoneof your own makingdecision-makingfilm-makingmoney-makinghistory in the making
Phrases 12
See all- art-makingn.sanat üretimi, sanat yapma
- bow makingn.yay yapımı
- candle makingn.mum yapımı, mum üretimi
- decision-makingn.karar alma, karar verme
- felt makingn.keçe yapımı, keçecilik
- history in the makingidiomtarih yazılıyor, tarihe geçecek bir an
- jewelry makingn.takı yapımı, mücevher yapımı
- lace makingn.dantel yapımı, dantelcilik
- meaning makingn.anlam oluşturma, anlam üretme
- pattern makingn.kalıp çıkarma, modelistlik
- soap makingn.sabun yapımı
- wine makingn.şarap yapımı, şarapçılık