A better you
with better words.

Find the right word.
Understand it completely.

mainstreaming

/ˈmeɪnˌstrimɪŋ/ /ˈmeɪnstriːmɪŋ/
noun
GeneralEducation
  1. 1 kaynaştırma eğitimi, kaynaştırma uncountable

Definition (English)

The practice of teaching children with special needs in ordinary classes.

Example Sentences

  1. The school's mainstreaming programme places children with disabilities in regular classes.
    Okulun kaynaştırma programı, engelli çocukları normal sınıflara yerleştiriyor.
  2. Many parents believe mainstreaming helps all pupils learn to respect differences.
    Birçok veli, kaynaştırma eğitiminin tüm öğrencilerin farklılıklara saygı duymayı öğrenmesine yardımcı olduğuna inanıyor.
Formal
  1. 1 ana akımlaştırma uncountable

Definition (English)

The process of making an idea or concern part of all ordinary plans and policies.

Example Sentences

  1. The mainstreaming of environmental issues means every department now considers them.
    Çevre konularının ana akımlaştırılması, artık her birimin bu konuları dikkate alması anlamına geliyor.
  2. Health experts recommend the mainstreaming of mental health care into ordinary clinics.
    Sağlık uzmanları, ruh sağlığı hizmetlerinin olağan kliniklere dahil edilerek ana akımlaştırılmasını öneriyor.

Synonyms

Antonyms

Collocations

mainstreaming studentsmainstreaming policymainstreaming approachmainstreaming educationmainstreaming programs