lug
A1A2B1B2C1C2
/lʌg/
/lʌg/
-
1
kulp, kulak, tutamakcountable
A part that sticks out from something, used for holding, lifting or fixing it.
-
The heavy pot has two lugs so you can lift it.Ağır tencerenin kaldırılabilmesi için iki kulpu var.
-
Lift the stone slab by the lugs on each side.Taş levhayı iki yanındaki tutamaklardan kaldırın.
-
-
2
lastik dişi, tırtılcountable Automotive
One of the raised blocks on a tyre or boot sole that give grip.
-
Tractor tyres have deep lugs for grip in mud.Traktör lastiklerinin çamurda tutunmak için derin dişleri vardır.
-
The lugs on my hiking boots are badly worn.Yürüyüş botlarımın taban tırtılları çok aşınmış.
-
-
3
(ağır bir şeyi) güçlükle taşımak, sürüklemek Informal
To carry or pull something heavy with great effort.
-
I had to lug my suitcase up four flights of stairs.Bavulumu dört kat merdiven boyunca güçlükle taşımak zorunda kaldım.
-
Why do you lug that heavy laptop everywhere?O ağır dizüstü bilgisayarı neden her yere sürüklüyorsun?
-
Verb Forms Regular
Base
lug
/lʌg/
Past
lugged
/lʌgd/
Participle
lugged
/lʌgd/
Spelling rule
Double the last consonant + ‑edlug → lugged
Fiil tek bir sesli + tek bir sessiz harfle bitiyor ve vurgu son hecede olduğu için son sessiz harf ikilenir, sonra -ed eklenir.
Same rule: stop → stopped · plan → planned · drop → dropped
Pronunciation of -ed
/t/worked
/d/played
/ɪd/wanted
Fiil yumuşak (ötümlü) bir ünsüzle, /g/ sesiyle bittiği için -ed /d/ okunur; yeni hece eklenmez. lugged /lʌgd/