long run
A1A2B1B2C1C2
/lɔŋ rʌn/
/lɒŋ rʌn/
General
- 1 uzun vade uncountable
Definition (English)
A long period of time in the future, when results become clear.
Example Sentences
-
This investment is good in the long run.Bu yatırım uzun vadede iyidir.
-
Learning a language takes time, but it pays off in the long run.Dil öğrenmek zaman alır ama uzun vadede karşılığını verir.
GeneralSports
- 1 uzun koşu countable
Definition (English)
A long, continuous run, typically done as part of endurance training.
Example Sentences
-
Sunday is the day for my long run.Pazar, benim uzun koşu günüm.
-
She does a long run of 20 kilometres every weekend.Her hafta sonu 20 kilometrelik uzun bir koşu yapıyor.
Collocations
Phrases 60
See all- longadj.uzun, uzun süren
- longv.özlemini çekmek, hasretini çekmek
- longadv.uzun süre, uzun zaman
- long agoexpr.uzun zaman önce, çok eskiden
- long and short stitchn.uzun ve kısa dikiş, gölgeleme dikişi
- long arm of the lawidiomkanunun uzun kolu, adaletin eli
- long beann.uzun fasulye, börülce
- long blackn.long black
- long bonen.uzun kemik
- long boxn.çizgi roman saklama kutusu, uzun kutu
- long canen.beyaz baston, uzun baston
- long cornern.uzun köşe vuruşu
- long COVIDn.uzun COVID, COVID sonrası sendrom
- long exposuren.uzun pozlama