little
A1A2B1B2C1C2
/ˈlɪtəl/
/ˈlɪtəl/
-
1
biraz, azıcık
Used in 'a little' to mean slightly, or to a small degree.
-
I'm a little tired after the trip.Yolculuktan sonra biraz yorgunum.
-
Could you speak a little more slowly, please?Biraz daha yavaş konuşabilir misiniz lütfen?
-
-
2
pek az, çok az
Not much, or only to a small degree.
-
She seemed little interested in the meeting.Toplantıyla pek az ilgileniyor gibiydi.
-
The town has changed very little since the 1990s.Kasaba 1990'lardan bu yana çok az değişti.
-
-
3
hiç, asla Literary
Not at all, used at the start of a sentence to make it stronger.
-
Little did I know that we would meet again.Tekrar karşılaşacağımızı hiç bilmiyordum.
-
Little did she realize how much he loved her.Onun kendisini ne kadar sevdiğini hiç fark etmemişti.
-
Synonyms
Antonyms
Collocations
a littlea little bitlittle by littlevery littlelittle knownlittle more thanlittle did I knowthink little of
Phrases 10
See all- little by littleexpr.yavaş yavaş, azar azar
- little fingern.serçe parmak
- little free libraryn.kitap paylaşım kutusu, mahalle kitaplığı
- Little Red Riding Hoodn.Kırmızı Başlıklı Kız
- little toen.ayak serçe parmağı
- littlepron.az şey, pek az şey
- littleadj.küçük, ufak
- littledet.az, pek az
- a little birdie told meidiomkulağıma çalındı, bir kuş söyledi
- a little goes a long wayidiomazı bile çok işe yarar, birazı bile yeter