life-threatening
A1A2B1B2C1C2
/laɪf ˈθrɛtənɪŋ/
/laɪf ˈθrɛtənɪŋ/
GeneralMedical
- 1 hayati tehlike arz eden, yaşamı tehdit eden
Definition (English)
So serious or dangerous that it could cause death.
Example Sentences
-
The fall resulted in a life-threatening head injury.Düşme sonucu hayati tehlike arz eden bir kafa yaralanması meydana geldi.
-
The patient is being treated for a life-threatening infection.Hasta, hayati tehlike arz eden bir enfeksiyon nedeniyle tedavi ediliyor.
Synonyms
Antonyms
Collocations
life-threatening injurylife-threatening conditionlife-threatening diseaselife-threatening situationlife-threatening illnesslife-threatening risk
Phrases 52
See all- lifen.hayat, yaşam
- life birdn.ilk kez görülen kuş türü
- life coachn.yaşam koçu
- life coachingn.yaşam koçluğu
- life cyclen.yaşam döngüsü, (ürünün) yaşam döngüsü
- life cycle assessmentn.yaşam döngüsü değerlendirmesi, yaşam döngüsü analizi
- life designn.yaşam tasarımı, hayat planlaması
- life expectancyn.yaşam beklentisi, kullanım ömrü
- life forcen.yaşam gücü, hayat enerjisi
- life formn.yaşam formları
- life hackn.pratik çözüm, yaşam hilesi
- life in the fast laneidiomhareketli ve tempolu hayat, hızlı yaşam
- life insurancen.hayat sigortası
- life jacketn.can yeleği