later
A1A2B1B2C1C2
/ˈleɪtər/
/ˈleɪtə/
-
1
daha sonra, sonra
At a time in the future, after the present moment.
-
I'm busy now, so I'll call you back later.Şu an meşgulüm, seni sonra geri ararım.
-
Let's meet later for a coffee.Daha sonra bir kahve için buluşalım.
-
-
2
(… gün/yıl) sonra, ardından
After the time or the event that you are talking about.
-
They met at university and got married three years later.Üniversitede tanıştılar ve üç yıl sonra evlendiler.
-
Ten minutes later, the bus finally arrived.On dakika sonra otobüs nihayet geldi.
-
-
3
daha geç
At a time after the usual, expected or planned time; the comparative of late.
-
He arrived at the party later than we expected.Partiye beklediğimizden daha geç geldi.
-
On Saturdays I usually get up later than on weekdays.Cumartesileri genellikle hafta içinden daha geç kalkarım.
-
Synonyms
Antonyms
Collocations
see you laterlater onlater todaylater that daytwo years latersooner or laterno later thannot until latermuch laterlater in life
Phrases 8
See all- lateradj.sonraki, ileriki
- laterinterj.görüşürüz, sonra görüşürüz
- buy now pay laterexpr.şimdi al sonra öde
- catch you laterexpr.sonra görüşürüz, görüşmek üzere
- now next latern.şimdi-sonra-ileride
- now-next-latern.şimdi-sonra-daha sonra planlaması
- see you laterexpr.sonra görüşürüz, görüşmek üzere
- sooner or laterexpr.er ya da geç