last
A1A2B1B2C1C2
/læst/
/lɑːst/
-
1
sonuncu olarak, en sonda
After all the other people or things.
-
He arrived last at the meeting, as usual.Her zamanki gibi toplantıya en son o geldi.
-
Our team finished last in the competition.Takımımız yarışmayı sonuncu olarak bitirdi.
-
-
2
en son
Most recently; on the most recent occasion.
-
When did you last see your grandparents?Büyükanneni ve büyükbabanı en son ne zaman gördün?
-
I last spoke to her about a month ago.Onunla en son yaklaşık bir ay önce konuştum.
-
-
3
son olarak
Used before the final point in a list.
-
Last, I would like to thank my family for their support.Son olarak, desteği için aileme teşekkür etmek istiyorum.
-
Add the eggs, then the flour, and last the milk.Önce yumurtaları, sonra unu, son olarak da sütü ekleyin.
-
Synonyms
Antonyms
Collocations
Phrases 23
See all- last mealn.son öğün
- last resortidiomson çare, son seçenek
- last seenn.son görülme
- last strawidiombardağı taşıran son damla
- last willn.son vasiyet, vasiyetname
- lastadj.son, geçen
- lastv.sürmek, dayanmak
- lastn.sonuncu, son kalan
- as a last resortexpr.son çare olarak
- at lastexpr.sonunda, nihayet
- at the last minutecolloc.son dakikada
- be on your last legsidiomson demlerini yaşamak, ömrünün sonuna gelmek
- build to lastexpr.uzun ömürlü yapmak, dayanıklı yapmak
- down to one's last pennyidiombeş parasız kalmış, son kuruşuna kadar harcamış