hole in the wall
A1A2B1B2C1C2
/hoʊl ɪn ðə wɔl/
/həʊl ɪn ðə wɔːl/
General
- 1 duvardaki delik, duvar deliği countable
Definition (English)
A physical opening or gap in a wall, often caused by damage or construction.
Example Sentences
-
There was a small hole in the wall where the pipe used to be.Borunun olduğu yerde duvarda küçük bir delik vardı.
-
We need to fix the hole in the wall before we paint the room.Odayı boyamadan önce duvardaki deliği tamir etmeliyiz.
Informal
- 1 bankamatik, ATM countable
Definition (English)
A cash machine in the outside wall of a bank.
Example Sentences
-
I need to get some money from the hole in the wall.Bankamatikten biraz para çekmem gerekiyor.
-
There is a hole in the wall next to the supermarket.Süpermarketin yanında bir bankamatik var.
Phrases 25
See all- holen.delik, çukur
- holev.delmek, (tekneyi) delip hasara uğratmak
- hole cardn.kapalı kart, gizli koz
- hole cardsn.kapalı kartlar
- hole defendern.merkez bek, pivot savunmacısı
- hole in onen.hole-in-one, tek vuruşta delik
- hole in the wallidiomsalaş mekân, küçük mütevazı yer
- hole punchn.delgeç
- hole setn.yüksek pas, uzak pas
- be in a holeidiomzor durumda olmak, borç batağında olmak
- black holen.kara delik, dipsiz kuyu
- black hole effectn.kara delik etkisi, kara delik yanılsaması
- breathing holen.nefes deliği
- cooling holen.soğutma deliği