high-speed
A1A2B1B2C1C2
/haɪ spid/
/haɪ spiːd/
GeneralTechnology
- 1 yüksek hızlı
- 2 çok hızlı
Definition (English)
- Working or travelling faster than is usual.
- Moving or capable of moving very quickly.
Example Sentences
-
We need high-speed internet access.Yüksek hızlı internet erişimine ihtiyacımız var.
-
The train is high-speed.Tren yüksek hızlıdır.
Synonyms
Antonyms
Collocations
high-speed trainhigh-speed internethigh-speed connectionhigh-speed railhigh-speed camerahigh-speed chase
Phrases 60
See all- high-speed railn.yüksek hızlı tren, yüksek hızlı demiryolu
- high-speed trainn.hızlı tren, yüksek hızlı tren
- highadv.yükseğe, yüksekte
- highadj.yüksek, yüksek (fiyat, ısı vb.)
- highn.en yüksek değer, rekor düzey
- high acidadj.yüksek asitli, çok asitli
- high alertn.yüksek alarm, tam teyakkuz
- high alpha passn.yüksek hücum açısı geçişi, yüksek alfa geçişi
- high altitude chartn.yüksek irtifa haritası
- high approachn.yüksek yaklaşma
- high aspect ratioadj.yüksek en-boy oranlı
- high atlasn.Yüksek Atlas
- high availabilityn.yüksek kullanılabilirlik, yüksek erişilebilirlik
- high beamn.uzun far