have one's hands full
A1A2B1B2C1C2
/hæv wʌnz hændz fʊl/
/hæv wɒnz hændz fʊl/
Idiom
- 1 işi başından aşkın olmak, başı meşgul olmak
Definition (English)
To be very busy; to have too many tasks to do.
Example Sentences
-
I have my hands full with this project.Bu projeyle başım çok meşgul.
-
She has her hands full with three young children.Üç küçük çocukla başı çok meşgul.
Synonyms
be tied upbe swampedbe very busy
Phrases 41
See all- one's heart goes out to someoneidiomyüreği sızlamak, birinin acısını paylaşmak
- a roof over one's headidiombaşını sokacak bir yer, barınacak bir yer
- a thorn in one's sideidiombaş belası, sürekli dert olan kişi/şey
- at the end of one's ropeidiomsabrı tükenmiş, çaresiz kalmış
- break one's heartidiom(birinin) kalbini kırmak, kalbini paramparça etmek
- bring tears to one's eyesidiomgözleri yaşartmak, çok duygulandırmak
- butterflies in one's stomachidiomiçi pır pır etmek, heyecandan içi titremek
- by the skin of one's teethidiomkıl payı, zar zor
- change one's mindexpr.fikrini değiştirmek, kararını değiştirmek
- come into one's ownidiomkendini göstermek, potansiyeline ulaşmak
- come out of one's shellidiomkabuğundan sıyrılmak, sosyalleşmek
- count one's chickensidiomdereyi görmeden paçayı sıvamak, olmadan sevinmek
- down to one's last pennyidiombeş parasız kalmış, son kuruşuna kadar harcamış
- egg on one's faceidiomgülünç duruma düşmek, mahcup olmak