have access
A1A2B1B2C1C2
/hæv ˈækˌsɛs/
/hæv ˈæksɛs/
- 1 erişimi olmak, (bir şeyden) yararlanabilmek
- 2 (bir yere) ulaşabilmek, girebilmek
Definition (English)
- To have the right or chance to use something or to see someone.
- To be able to reach or enter a place.
Example Sentences
-
All employees have access to the company's intranet.Tüm çalışanların şirketin intranetine erişimi var.
-
We need to ensure everyone has access to clean water.Herkesin temiz suya erişimi olduğundan emin olmalıyız.
-
Wheelchair users have access to every floor by lift.Tekerlekli sandalye kullanıcıları asansörle her kata ulaşabiliyor.
-
Only staff have access to this part of the building.Binanın bu bölümüne yalnızca personel girebiliyor.
Phrases 25
See all- accessv.erişmek, ulaşmak
- accessn.erişim, giriş
- access cavityn.giriş kavitesi, erişim boşluğu
- access controln.erişim kontrolü, giriş kontrolü
- access control listn.erişim kontrol listesi
- access portn.erişim deliği, erişim portu
- access requestn.erişim talebi
- access something onlinecolloc.bir şeye internet üzerinden erişmek
- Air Carrier Access Actn.Hava Taşıyıcı Erişim Yasası
- all-accessadj.tam erişimli, sınırsız erişimli
- anti-accessadj.erişim engelleyici, erişimi kısıtlayıcı
- college accessn.üniversiteye erişim, yükseköğretime erişim
- data access requestn.veri erişim talebi
- early accessn.erken erişim