hard time
A1A2B1B2C1C2
/hɑrd taɪm/
/hɑːd taɪm/
General
- 1 zor zaman, sıkıntılı dönem
Definition (English)
A difficult period or experience.
Example Sentences
-
She's having a hard time at work.İşte zor günler geçiriyor.
-
I had a hard time finding a parking space this morning.Bu sabah park yeri bulmakta çok zorlandım.
Informal
- 1 zorluk çıkarma, üstüne gitme
Definition (English)
Criticism, teasing or trouble that you give someone.
Example Sentences
-
Don't give him a hard time.Ona zorluk çıkarma.
-
My friends gave me a hard time about my new haircut.Arkadaşlarım yeni saç kesimim yüzünden bana çok takıldı.
Synonyms
difficult timetough timerough time
Phrases 43
See all- hard time limitn.sabit süre limiti, kesin zaman sınırı
- hardadj.zor, güç
- hardadv.çok (çalışmak/uğraşmak), sıkı
- hard altituden.zorunlu irtifa
- hard anodizen.sert eloksal, sert anotlama
- hard boiledadj.lop, katı haşlanmış
- hard bouncen.kalıcı geri dönüş
- hard casen.sert kılıf, sert kutu
- hard commodityn.sert emtia
- hard courtn.sert kort
- hard covern.ciltli kitap, sert kapaklı kitap
- hard diskn.sabit disk
- hard driven.sabit disk, harddisk
- hard geln.sert jel