hard sell
A1A2B1B2C1C2
/hɑrd sɛl/
/hɑːd sɛl/
GeneralBusiness
- 1 ısrarcı satış, zorlama satış
Definition (English)
Aggressive sales tactics that pressure a customer to buy immediately.
Example Sentences
-
I don't like the hard sell; I prefer to think about it.Israrcı satışı sevmiyorum; düşünmek istiyorum.
-
The salesman used a hard sell, but I refused to buy.Satıcı ısrarcı bir satış taktiği uyguladı ama satın almayı reddettim.
Antonyms
Phrases 43
See all- hardadj.zor, güç
- hardadv.çok (çalışmak/uğraşmak), sıkı
- hard altituden.zorunlu irtifa
- hard anodizen.sert eloksal, sert anotlama
- hard boiledadj.lop, katı haşlanmış
- hard bouncen.kalıcı geri dönüş
- hard casen.sert kılıf, sert kutu
- hard commodityn.sert emtia
- hard courtn.sert kort
- hard covern.ciltli kitap, sert kapaklı kitap
- hard diskn.sabit disk
- hard driven.sabit disk, harddisk
- hard geln.sert jel
- hard graftn.sıkı çalışma, alın teri