halve
A1A2B1B2C1C2
/hæv/
/hɑːv/
- 1 ikiye bölmek
- 2 yarıya indirmek
Definition (English)
- To divide something into two equal parts.
- To reduce something by half.
Example Sentences
-
Halve the sandwich so that we can both have some.İkimiz de yiyebilelim diye sandviçi ikiye böl.
-
Halve the tomatoes and remove the seeds.Domatesleri ikiye bölün ve çekirdeklerini çıkarın.
-
The company decided to halve its production costs.Şirket üretim maliyetlerini yarıya indirmeye karar verdi.
-
The new engine halves fuel consumption on long flights.Yeni motor uzun uçuşlarda yakıt tüketimini yarıya indiriyor.
Verb Forms Regular
Base
halve
/hæv/
Past
halved
/hævd/
Participle
halved
/hævd/
Spelling rule
Ends in ‑e: add ‑dhalve → halved
Fiil -e ile bittiği için sonuna yalnızca -d eklenir.
Same rule: love → loved · live → lived · use → used
Pronunciation of -ed
/t/worked
/d/played
/ɪd/wanted
Fiil yumuşak (ötümlü) bir ünsüzle, /v/ sesiyle bittiği için -ed /d/ okunur; yeni hece eklenmez. halved /hævd/