fuel up
A1A2B1B2C1C2
/ˈfjuəl ʌp/
/ˈfjuːəl ʌp/
General
- 1 yakıt almak, depoyu doldurmak
Definition (English)
To put fuel into a vehicle.
Example Sentences
-
We need to fuel up before the long drive.Uzun yola çıkmadan önce yakıt almamız gerek.
-
The plane landed in Ireland to fuel up before crossing the ocean.Uçak okyanusu geçmeden önce yakıt almak için İrlanda'ya indi.
Informal
- 1 karnını doyurmak
Definition (English)
To eat a good meal to get energy for an activity.
Example Sentences
-
Let's fuel up at the diner before we go.Gitmeden önce lokantada karnımızı doyuralım.
-
The players fuel up on pasta the night before a match.Oyuncular maçtan önceki gece makarnayla karınlarını doyurur.
Phrases 60
See all- fueln.yakıt, akaryakıt
- fuelv.körüklemek, ateşlemek
- fuel additiven.yakıt katkı maddesi, yakıt katkısı
- fuel atomizationn.yakıt atomizasyonu, yakıtın zerrelenmesi
- fuel balancen.yakıt dengesi, yakıt dengeleme
- fuel briefn.yakıt durumu bilgilendirmesi, yakıt brifingi
- Fuel burnn.yakıt tüketimi, yakıt sarfiyatı
- fuel burn raten.yakıt tüketim oranı
- fuel calculationn.yakıt hesabı
- fuel capn.yakıt kapağı, depo kapağı
- fuel celln.yakıt hücresi
- fuel controln.yakıt kontrolü, yakıt kumandası
- fuel cooled oil coolern.yakıtla soğutulan yağ soğutucusu
- fuel couplingn.yakıt bağlantısı, yakıt kuplajı