forceful
A1A2B1B2C1C2
/ˈfɔrsfəl/
/ˈfɔːsfəl/
- 1 güçlü, kararlı
- 2 etkili, ikna edici
Definition (English)
- Expressing opinions strongly and confidently, so that people notice.
- Strong and convincing in its effect on people.
Example Sentences
-
The speaker had a very forceful voice.Konuşmacının çok güçlü bir sesi vardı.
-
She is a forceful leader who always says what she thinks.Her zaman düşündüğünü söyleyen kararlı bir lider.
-
He made a forceful argument for changing the policy.Politikanın değiştirilmesi lehine etkili bir argüman sundu.
-
The report makes a forceful case for more investment in schools.Rapor, okullara daha fazla yatırım yapılması gerektiğini ikna edici bir şekilde savunuyor.