forced air
A1A2B1B2C1C2
/fɔrst ɛr/
/fɔːst eə/
General
- 1 fanlı hava dolaşımı, cebri hava uncountable
Definition (English)
Air pushed by a fan through ducts to heat or cool a building.
Example Sentences
-
Our house is heated by forced air from a gas furnace.Evimiz, doğal gaz kazanından gelen fanlı hava dolaşımıyla ısıtılıyor.
-
Forced air warms a room faster than a radiator does.Fanlı hava dolaşımı bir odayı radyatörden daha hızlı ısıtır.
GeneralAviation
- 1 basınçlı hava uncountable
Definition (English)
A strong blast of air used to blow snow or ice off an aircraft.
Example Sentences
-
Forced air is used to clear light snow.Hafif karı temizlemek için basınçlı hava kullanılır.
-
They used forced air on the wings.Kanatlarda basınçlı hava kullandılar.
Phrases 14
See all- forced actionn.zorunlu işlem, dayatılan işlem
- forced capturen.zorunlu alma, zorunlu taş alma
- forced connectionsn.zorlanmış bağlantılar, zorunlu ilişkilendirmeler
- forced continuityn.zorla süreklilik, habersiz abonelik yenileme
- forced displacementn.zorla yerinden edilme, zorunlu göç
- forced distributionn.zorunlu dağılım, zorunlu derecelendirme dağılımı
- forced growthn.zorlanmış büyüme, mevsim dışı yetiştirme
- forced heirshipn.zorunlu mirasçılık, saklı pay sistemi
- forced laborn.zorla çalıştırma, zorunlu çalışma
- forced labourn.zorla çalıştırma, zorunlu çalışma
- Forced landingn.mecburi iniş, zorunlu iniş
- forced moven.zorunlu hamle
- forced perspectiven.zorlama perspektif, yanıltıcı perspektif
- be forced to conclude thatexpr.… sonucuna varmak zorunda kalmak