flash point
A1A2B1B2C1C2
/flæʃ pɔɪnt/
/flæʃ pɔɪnt/
- 1 parlama noktası, alevlenme noktası uncountable
- 2 gerginlik noktası, patlama noktası countable
Definition (English)
- How hot a liquid must get before its vapour can ignite near an open flame.
- A place or situation where trouble or anger is likely to start suddenly.
Example Sentences
-
Always check the flash point of your oils.Her zaman yağlarınızın parlama noktasını kontrol edin.
-
This material has a high flash point, making it safer.Bu malzemenin parlama noktası yüksektir, bu da onu daha güvenli kılar.
-
Parking spaces have become a flash point between the neighbours.Park yerleri komşular arasında bir gerginlik noktası haline geldi.
-
The argument reached a flash point when he raised his voice.Sesini yükselttiğinde tartışma patlama noktasına ulaştı.
Phrases 11
See all- flashv.çakmak, parlamak
- flashn.flaş, ışık parlaması
- flash a smilecolloc.gülücük atmak, (birine) gülümseyivermek
- flash driven.flash bellek
- flash floodn.ani sel, kısa süreli sel
- flash freezev.şoklamak, şok dondurmak
- flash memoryn.flaş bellek
- flash salen.flaş indirim, kısa süreli indirim
- flash steamn.flaş buhar
- hot flashn.sıcak basması
- in a flashexpr.bir anda, göz açıp kapayana kadar