first hand
A1A2B1B2C1C2
/fɜrst hænd/
/fɜːst hænd/
- 1 ilk elden, doğrudan
- 2 ilk ağızdan, bizzat
Definition (English)
- Obtained or learned directly from the original source.
- Directly from the original source, not through other people.
Example Sentences
-
She has first-hand knowledge of the event.Olay hakkında ilk elden bilgisi var.
-
This is a first-hand account of the battle.Bu, savaşın ilk elden bir anlatımıdır.
-
We got the news first-hand from a witness.Haberi ilk ağızdan, bir tanıktan aldık.
-
She saw the damage first-hand when she visited the town.Kasabayı ziyaret ettiğinde hasarı bizzat gördü.
Phrases 53
See all- firstn.ilki, ilk gelen
- firstord.num.ilk, birinci
- firstadv.önce, ilk önce
- first aidn.ilk yardım
- first aid kitn.ilk yardım çantası
- first and lastexpr.ilk ve son ay kirası
- first and last mileexpr.ilk ve son mil sorunu, ulaşıma gidiş-geliş mesafesi
- first articlen.ilk numune, ilk üretim parçası
- first basemann.birinci kale oyuncusu
- first boiln.ilk kaynatma, ilk şurup aşaması
- first classn.birinci sınıf
- first classadj.birinci sınıf, üstün kaliteli
- first class suiten.birinci sınıf süit, lüks kabin
- first closen.ilk kapanış