evidence-based
A1A2B1B2C1C2
/ˈɛvədəns beɪst/
/ˈɛvɪdəns beɪst/
GeneralMedical
- 1 kanıta dayalı
- 2 delillere dayanan
Definition (English)
- Based on scientific evidence and research findings, not just opinion or tradition.
- Using the best available proof to make decisions or guide practice.
Example Sentences
-
Evidence-based practice is important.Kanıta dayalı uygulama önemlidir.
-
They adopted an evidence-based approach.Kanıta dayalı bir yaklaşım benimsediler.
Synonyms
Antonyms
Collocations
evidence-based practiceevidence-based medicineevidence-based guidelinesevidence-based approachevidence-based research
Phrases 16
See all- evidencen.kanıt, bulgu
- evidencev.(bir şeyi) kanıtlamak, (bir şeyin) kanıtı olmak
- evidence basedadj.kanıta dayalı, bilimsel temelli
- a shred of evidencecolloc.zerre kadar kanıt, en ufak bir kanıt
- bring evidencecolloc.kanıt sunmak, delil getirmek
- chain of evidencen.delil zinciri, delillerin sürekliliği
- cite something as evidencecolloc.bir şeyi kanıt olarak göstermek
- clear evidencecolloc.açık delil, net kanıt
- DNA evidencen.DNA delili, DNA kanıtı
- empirical evidencen.ampirik kanıt, gözleme dayalı kanıt
- observable evidencen.gözlemlenebilir kanıt, görülebilir delil
- produce evidencecolloc.kanıt sunmak, delil ortaya koymak
- strong evidencecolloc.güçlü kanıt
- submit evidencecolloc.kanıt sunmak, delil sunmak