easy money
A1A2B1B2C1C2
/ˈizi ˈmʌni/
/ˈiːzi ˈmʌni/
General
- 1 kolay para uncountable
Definition (English)
Money that is obtained with little effort or difficulty.
Example Sentences
-
He made some easy money selling online courses.İnternetten kurs satarak kolay para kazandı.
-
Selling his old toys online was easy money.Eski oyuncaklarını internetten satmak kolay paraydı.
GeneralEconomics
- 1 ucuz para, ucuz kredi uncountable
Definition (English)
Money that can be borrowed cheaply because interest rates are low.
Example Sentences
-
The bank offered easy money to small businesses.Banka küçük işletmelere ucuz kredi sundu.
-
Years of easy money pushed house prices higher.Yıllarca süren ucuz para dönemi konut fiyatlarını yükseltti.
Phrases 12
See all- easyadj.kolay, zahmetsiz
- easyadv.rahat, sakin sakin
- easy come easy goidiomhaydan gelen huya gider, kolay gelen kolay gider
- easy does itexpr.yavaş ol, yavaş yavaş
- easy readn.kolay okuma, anlaşılır metin
- easy readadj.kolay okunur, anlaşılır
- as easy as pieidiomçok kolay, çocuk oyuncağı
- breathe easyidiomrahat bir nefes almak, içi rahatlamak
- easy-goingadj.rahat, kolay geçinilen
- over easyadj.iki yüzü hafif pişmiş (yumurta), çevrilip hafif kızartılmış
- take it easyexpr.sakin ol, rahat ol
- take it easyidiomdinlenmek, kafa dinlemek