driving
A1A2B1B2C1C2
/ˈdraɪvɪŋ/
/ˈdraɪvɪŋ/
- 1 sürme, sürüş countable
Definition (English)
Controlling a vehicle on the road.
Example Sentences
-
She doesn't like driving in heavy rain.Şiddetli yağmurda sürmeyi sevmez.
-
His driving skills improved quickly.Sürüş becerileri hızla gelişti.
Synonyms
Collocations
driving licensedriving testdriving schooldriving speeddriving conditionsdriving experience
Phrases 8
See all- driving bann.sürüş yasağı, ehliyete el konulması
- autonomous drivingn.otonom sürüş, otomatik sürüş
- be banned from drivingcolloc.ehliyetine el konulmak, araç kullanmaktan men edilmek
- drink-drivingn.alkollü araç kullanma
- drug-drivingn.uyuşturucu etkisinde araç kullanma
- reckless drivingn.pervasızca araç kullanma, tehlikeli araç kullanma
- self-drivingadj.sürücüsüz, kendi kendine giden
- self-driving carn.sürücüsüz araba, otonom araç