draw
A1A2B1B2C1C2
/drɔ/
/drɔː/
- 1 beraberlik, berabere kalma countable
Definition (English)
A game or contest that ends with no winner or loser.
Example Sentences
-
The chess match ended in a draw.Satranç maçı berabere bitti.
-
They agreed to a draw after a long game.Uzun bir oyunun ardından beraberliği kabul ettiler.
Synonyms
Antonyms
Collocations
end in a drawa draw betweena draw gamea draw resulta draw matchdraw score
Phrases 17
See all- draw a conclusioncolloc.sonuç çıkarmak
- draw a veil over somethingidiombir konuyu kapatmak, bir konuyu hiç açmamak
- draw an analogycolloc.benzetme yapmak, analoji kurmak
- draw attentionexpr.dikkat çekmek, ilgi uyandırmak
- draw backphr.v.geri çekilmek, (perdeyi) açmak
- draw downphr.v.indirmek, (para/fon) çekmek
- draw inphr.v.(birini) içine çekmek, (birini) dahil etmek
- draw knifen.sıyırma bıçağı, çekme bıçağı
- draw machinen.çekiliş makinesi
- draw onphr.v.(deneyiminden vb.) yararlanmak, kaynak olarak kullanmak
- draw outphr.v.uzatmak, sündürmek
- draw stroken.yana çekme hareketi, çekme hareketi
- draw the curtainscolloc.perdeleri çekmek
- draw the lineidiomsınır koymak, sınırı çizmek