dive into
A1A2B1B2C1C2
/daɪv ˈɪntu/
/daɪv ˈɪntʊ/
- 1 (suya) dalmak, (havuza/denize) atlamak
- 2 (bir işe/konuya) dalmak, (konuyu) derinlemesine incelemek
Definition (English)
- To jump head first into water.
- To start something with enthusiasm or to study a subject in depth.
Example Sentences
-
He dived into the swimming pool head first.Havuza balıklama daldı.
-
The boy dived into the sea from the rocks.Çocuk kayalardan denize atladı.
-
She dived into the new book as soon as it arrived.Yeni kitap gelir gelmez kitaba daldı.
-
Let's dive into the details of the plan.Planın ayrıntılarına dalalım.
Synonyms
plunge intodelve into
Phrases 22
See all- divev.dalmak, (suya) balıklama atlamak
- diven.dalış, pike
- dive and driven.kademeli alçalma tekniği
- dive boatn.dalış teknesi
- dive computern.dalış bilgisayarı
- dive inphr.v.(suya) balıklama atlamak, hevesle girişmek
- dive instructorn.dalış eğitmeni
- dive shopn.dalış dükkânı, dalış merkezi
- dive watchn.dalış saati
- backward diven.geriye atlayış, geriye doğru dalış
- cave diven.mağara dalışı
- deep diven.derinlemesine inceleme, derin dalış
- drift diven.akıntı dalışı
- forward diven.öne dalış, ileri dalış