disinterested
A1A2B1B2C1C2
/dɪˈsɪntrɪstɪd/
/ˌdɪˈsɪntrɛstɪd/
Formal
- 1 tarafsız, çıkar gözetmeyen
Definition (English)
Not influenced by personal feelings or by any chance of personal gain; fair to all sides.
Example Sentences
-
A judge must remain disinterested in the case.Bir yargıç davada tarafsız kalmalıdır.
-
We need a disinterested third party to mediate.Arabuluculuk yapacak çıkarı olmayan üçüncü bir tarafa ihtiyacımız var.