cuticle
A1A2B1B2C1C2
/ˈkjutɪkəl/
/ˈkjuːtɪkəl/
General
- 1 tırnak eti, kütikül countable
Definition (English)
The strip of thin skin bordering a nail's base.
Example Sentences
-
Carefully push back your cuticles.Tırnak etlerinizi dikkatlice geri itin.
-
Her cuticles were dry and cracked.Tırnak etleri kuru ve çatlaktı.
GeneralBiology
- 1 kütikula, dış koruyucu tabaka countable
Definition (English)
A protective outer layer, especially of an insect or plant.
Example Sentences
-
The leaf's waxy cuticle helps it keep water.Yaprağın mumsu kütikulası suyu tutmasına yardımcı olur.
-
An insect's cuticle protects it from drying out.Böceğin kütikulası onu kurumaya karşı korur.