conspicuous
A1A2B1B2C1C2
/kənˈspɪkjuəs/
/kənˈspɪkjuːəs/
- 1 göze çarpan, dikkat çekici
Definition (English)
Easily seen or noticed; readily visible or observable.
Example Sentences
-
His bright red jacket made him conspicuous in the crowd.Parlak kırmızı ceketi onu kalabalıkta göze çarpan biri yaptı.
-
The company's logo is very conspicuous on the building.Şirketin logosu binada çok dikkat çekici.