confrontation
A1A2B1B2C1C2
/ˌkɑnfrənˈteɪʃən/
/kɒnfrənˈteɪʃən/
- 1 çatışma, karşı karşıya gelme countable or uncountable
- 2 yüzleşme countable or uncountable
Definition (English)
- An angry disagreement or fight between people or groups.
- A situation in which you deal directly with a person or problem that you have been avoiding.
Example Sentences
-
The heated confrontation between the two leaders ended without a resolution.İki lider arasındaki hararetli çatışma bir çözüm bulunamadan sona erdi.
-
The police wanted to avoid a confrontation with the fans.Polis taraftarlarla karşı karşıya gelmekten kaçınmak istedi.
-
Avoiding confrontation can sometimes make problems worse.Yüzleşmekten kaçınmak bazen sorunları daha da kötüleştirebilir.
-
Her confrontation with her fears made her stronger.Korkularıyla yüzleşmesi onu daha güçlü yaptı.