class
A1A2B1B2C1C2
/klæs/
/klɑːs/
- 1 (… olarak) sınıflandırmak, (… olarak) saymak
Definition (English)
To put someone or something in a particular group or category.
Example Sentences
-
Tomatoes are often classed as vegetables.Domatesler genellikle sebze olarak sınıflandırılır.
-
I wouldn't class him as a close friend.Onu yakın bir arkadaş olarak saymam.
Verb Forms Regular
Base
class
/klæs/
Past
classed
/klæst/
Participle
classed
/klæst/
Spelling rule
Add ‑edclass → classed
Fiilin sonuna -ed eklenir.
Same rule: work → worked · want → wanted · help → helped
Pronunciation of -ed
/t/worked
/d/played
/ɪd/wanted
Fiil sert (ötümsüz) bir ünsüzle, /s/ sesiyle bittiği için -ed /t/ okunur; yeni hece eklenmez. classed /klæst/
Synonyms
Collocations
be classed asclass something asclass someone among
Phrases 60
See all- class 1n.1. sınıf (patlayıcılar)
- class 1 EFBn.sınıf 1 EFB, taşınabilir EFB
- class 1 medicaln.sınıf 1 sağlık sertifikası, sınıf 1 sağlık raporu
- class 2n.sınıf 2 tehlikeli madde, gazlar sınıfı
- class 2 EFBn.sınıf 2 EFB, yarı entegre EFB
- class 2 medicaln.sınıf 2 sağlık sertifikası, sınıf 2 sağlık raporu
- class 3n.3. Sınıf yanıcı sıvılar
- class 3 EFBn.sınıf 3 EFB, entegre EFB
- class 4n.4. Sınıf yanıcı katılar
- class 5n.5. Sınıf oksitleyiciler
- class 6n.6. sınıf (zehirli ve bulaşıcı maddeler)
- class 7n.7. sınıf (radyoaktif maddeler)
- class 8n.8. Sınıf aşındırıcı maddeler
- class 9n.9. sınıf (çeşitli tehlikeli maddeler)