class
A1A2B1B2C1C2
/klæs/
/klɑːs/
-
1
sınıfcountable
A group of students who are taught together.
-
There are twenty-five students in my class.Sınıfımda yirmi beş öğrenci var.
-
The whole class laughed at his joke.Bütün sınıf onun şakasına güldü.
-
-
2
derscountable or uncountable
A period of time when students are taught a subject; a lesson.
-
I have an English class every Monday.Her pazartesi İngilizce dersim var.
-
Please don't use your phones in class.Lütfen derste telefonlarınızı kullanmayın.
-
-
3
kurscountable
A series of lessons in a particular skill or activity, especially for adults.
-
She goes to a dance class twice a week.Haftada iki kez dans kursuna gidiyor.
-
I'm taking an evening class in photography.Fotoğrafçılık üzerine bir akşam kursuna gidiyorum.
-
-
4
(toplumsal) sınıf, tabakacountable or uncountable
A group of people in society who have the same social and economic position.
-
She comes from a working-class family.İşçi sınıfından bir aileden geliyor.
-
Most people in the town belong to the middle class.Kasabadaki insanların çoğu orta sınıfa mensup.
-
-
5
kategori, türcountable
A group of people or things that have similar qualities or are of a similar standard.
-
This car is the best in its class.Bu araba kendi kategorisinin en iyisi.
-
Different classes of medicine have different side effects.Farklı ilaç türlerinin farklı yan etkileri vardır.
-
-
6
(yolculuk) sınıfı, mevkicountable or uncountable
One of the levels of comfort and service you can pay for on a plane, a train or a ship.
-
We always fly economy class to save money.Para biriktirmek için hep ekonomi sınıfında uçarız.
-
A first-class ticket costs three times as much.Birinci mevki bilet üç kat daha pahalı.
-
-
7
klas, zarafet, şıklıkuncountable
A high level of skill, style or elegance.
-
She always dresses with real class and style.Her zaman gerçekten zarif ve şık giyinir.
-
He is a footballer of real class and talent.Gerçekten klas ve yetenekli bir futbolcu.
-
-
8
(… yılı) mezunları, devrecountable
All the students who finish a school or a university in the same year.
-
She was the best student in the class of 2015.2015 mezunlarının en başarılı öğrencisiydi.
-
The class of 2010 is having a reunion next summer.2010 devresi gelecek yaz bir buluşma düzenliyor.
-
-
9
sınıf (biyoloji)countable Biology
In biology, a large group of related animals or plants, such as mammals or birds.
-
Birds and mammals belong to different classes.Kuşlar ve memeliler farklı sınıflara aittir.
-
Insects are the largest class of animals on Earth.Böcekler dünyadaki en büyük hayvan sınıfıdır.
-
Synonyms
Collocations
in classafter classtake a classevening classclass sizeworking classmiddle classfirst classbusiness classeconomy classthe class of 2020world-classin a class of its own
Phrases 60
See all- class 1n.1. sınıf (patlayıcılar)
- class 1 EFBn.sınıf 1 EFB, taşınabilir EFB
- class 1 medicaln.sınıf 1 sağlık sertifikası, sınıf 1 sağlık raporu
- class 2n.sınıf 2 tehlikeli madde, gazlar sınıfı
- class 2 EFBn.sınıf 2 EFB, yarı entegre EFB
- class 2 medicaln.sınıf 2 sağlık sertifikası, sınıf 2 sağlık raporu
- class 3n.3. Sınıf yanıcı sıvılar
- class 3 EFBn.sınıf 3 EFB, entegre EFB
- class 4n.4. Sınıf yanıcı katılar
- class 5n.5. Sınıf oksitleyiciler
- class 6n.6. sınıf (zehirli ve bulaşıcı maddeler)
- class 7n.7. sınıf (radyoaktif maddeler)
- class 8n.8. Sınıf aşındırıcı maddeler
- class 9n.9. sınıf (çeşitli tehlikeli maddeler)