clandestine
A1A2B1B2C1C2
/klænˈdɛstɪn/
/klænˈdɛstɪn/
- 1 gizli, el altından yapılan, gizlice yapılan
Definition (English)
Done secretly, especially because it is not allowed or not legal.
Example Sentences
-
They had a clandestine affair for many years.Uzun yıllar gizli bir ilişkileri oldu.
-
The spies arranged a clandestine meeting.Casuslar gizli bir toplantı ayarladılar.