chronic
A1A2B1B2C1C2
/ˈkrɑnɪk/
/ˈkrɒnɪk/
GeneralMedical
- 1 kronik, sürekli
Definition (English)
Continuing for a long time, especially a disease or a problem.
Example Sentences
-
She suffers from chronic back pain, which requires regular physical therapy sessions.Düzenli fizik tedavi seansları gerektiren kronik sırt ağrısından muzdarip.
-
The city has a chronic shortage of affordable housing.Şehirde kronik bir uygun fiyatlı konut sıkıntısı var.
Synonyms
Antonyms
Collocations
Phrases 12
See all- chronic conditionn.kronik hastalık, süregelen rahatsızlık
- chronic dietingn.kronik diyet yapma, sürekli diyet
- chronic diseasen.kronik hastalık
- chronic fatiguen.kronik yorgunluk
- chronic fatigue syndromen.kronik yorgunluk sendromu
- chronic illnessn.kronik hastalık, uzun süreli hastalık
- chronic inflammationn.kronik inflamasyon, kronik iltihaplanma
- chronic Lymen.kronik Lyme
- chronic painn.kronik ağrı
- chronic stressn.kronik stres, uzun süreli stres
- chronic toxicityn.kronik toksisite
- acute chronic ration.akut-kronik iş yükü oranı, akut kronik oran