charitable
A1A2B1B2C1C2
/ˈtʃærətəbəl/
/ˈtʃærɪtəbəl/
-
1
hayır amaçlı, yardım amaçlı
Connected with charities or with helping people in need.
-
She made a large charitable donation to the hospital.Hastaneye hayır amaçlı büyük bir bağış yaptı.
-
The company has a charitable foundation.Şirketin hayır amaçlı bir vakfı var.
-
His charitable work helped many families.Hayır amaçlı çalışmaları birçok aileye yardım etti.
-
-
2
hayırsever, yardımsever
Generous in giving money or help to people in need.
-
He was a charitable man who gave away much of his money.Parasının büyük kısmını bağışlayan hayırsever bir adamdı.
-
Local people were very charitable after the flood.Selden sonra yöre halkı çok yardımsever davrandı.
-
-
3
hoşgörülü, anlayışlı
Kind and fair when judging other people's actions.
-
To be charitable, he was probably just tired.Hoşgörülü olmak gerekirse, muhtemelen sadece yorgundu.
-
She took a charitable view of his mistakes.Hatalarına anlayışlı bir gözle baktı.
-
Synonyms
Antonyms
Collocations
charitable organizationcharitable donationcharitable workcharitable trustcharitable causecharitable foundation