busily
A1A2B1B2C1C2
/ˈbɪzəli/
/ˈbɪzɪli/
- 1 harıl harıl, büyük bir meşguliyetle
Definition (English)
Doing something actively and with concentration.
Example Sentences
-
The children were busily playing in the garden all afternoon.Çocuklar bütün öğleden sonra kendilerini oyuna kaptırmış, bahçede oynuyorlardı.
-
She was busily preparing dinner for her guests.Misafirleri için harıl harıl akşam yemeği hazırlıyordu.
Synonyms
Antonyms
Collocations
working busilybusily engagedbusily preparingbusily moving