burping
A1A2B1B2C1C2
/ˈbɜrpɪŋ/
/ˈbɜːpɪŋ/
-
1
geğirmeuncountable
The act of letting air from the stomach come up noisily through the mouth.
-
Loud burping at the dinner table is considered rude in many countries.Birçok ülkede yemek masasında yüksek sesle geğirmek kabalık sayılır.
-
Fizzy drinks can cause bloating and burping.Gazlı içecekler şişkinliğe ve geğirmeye yol açabilir.
-
-
2
(bebeğin) gazını çıkarmauncountable
The act of helping a baby bring up air after feeding.
-
Gentle burping after each feed helps the baby feel more comfortable.Her beslenmeden sonra nazikçe gazını çıkarmak bebeğin daha rahat etmesini sağlar.
-
Softly patting the baby's back is the usual way of burping.Bebeğin sırtına hafifçe vurmak, gazını çıkarmanın olağan yoludur.
-
-
3
(kabın) gazını almauncountable Cooking
The act of briefly opening a sealed container to release gas pressure.
-
Burping prevents the bottles from exploding during fermentation.Şişelerin gazının alınması, fermantasyon sırasında patlamalarını önler.
-
Daily burping of the jars stops pressure from building up.Kavanozların gazını her gün almak, basınç birikmesini önler.
-
Synonyms
Collocations
loud burpingexcessive burpingburping a baby