bucket
A1A2B1B2C1C2
/ˈbʌkɪt/
/ˈbʌkɪt/
- 1 kova countable
Definition (English)
A round open container for carrying water.
Example Sentences
-
Fill the bucket with water.Kovayı suyla doldur.
-
He carried a bucket of paint.Bir kova boya taşıdı.
Synonyms
pail
Collocations
plastic bucketmetal bucketbucket of watercarry a bucketfill a bucketempty the bucket
Phrases 12
See all- bucket fermentern.kova tipi fermentör, fermantasyon kovası
- bucket listn.ölmeden önce yapılacaklar listesi
- Bambi bucketn.helikopter su kovası, Bambi kovası
- drop in the bucketidiomdevede kulak
- fire bucketn.yangın kovası, helikopter su kovası
- ice bucketn.buz kovası
- Ice Bucket Challengen.Buz Kovası Meydan Okuması
- kick the bucketidiomnalları dikmek, tahtalıköyü boylamak
- reverser bucketn.geri itki kovası, geri itki kanadı
- S3 bucketn.S3 kovası, S3 depolama alanı
- spit bucketn.tükürme kovası, tükürme kabı
- time bucketn.zaman aralığı, zaman dilimi