breeze
A1A2B1B2C1C2
/briz/
/briːz/
Informal
- 1 rahat tavırlarla girmek, süzülmek
- 2 kolayca geçmek, rahatça başarmak
Definition (English)
- To walk or move somewhere quickly and confidently, in a relaxed way.
- To do something or succeed in something very easily.
Example Sentences
-
She breezed into the room as if nothing had happened.Hiçbir şey olmamış gibi odaya rahat tavırlarla girdi.
-
He breezed in an hour late and sat down.Bir saat geç, gayet rahat bir tavırla içeri girip oturdu.
-
She breezed through her driving test.Ehliyet sınavını kolayca geçti.
-
Our team breezed into the final without losing a game.Takımımız hiç maç kaybetmeden rahatça finale yükseldi.
Verb Forms Regular
Base
breeze
/briz/
Past
breezed
/brizd/
Participle
breezed
/brizd/
Spelling rule
Ends in ‑e: add ‑dbreeze → breezed
Fiil -e ile bittiği için sonuna yalnızca -d eklenir.
Same rule: love → loved · live → lived · use → used
Pronunciation of -ed
/t/worked
/d/played
/ɪd/wanted
Fiil yumuşak (ötümlü) bir ünsüzle, /z/ sesiyle bittiği için -ed /d/ okunur; yeni hece eklenmez. breezed /brizd/
Synonyms
Collocations
breeze throughbreeze pastbreeze alongbreeze inbreeze outbreeze by