blue water
A1A2B1B2C1C2
/blu ˈwɔtər/
/bluː ˈwɔːtə/
GeneralMaritime
- 1 açık deniz, engin deniz uncountable
Definition (English)
The open sea, far away from the coast.
Example Sentences
-
They sailed out of the bay and into blue water.Körfezden çıkıp açık denize yelken açtılar.
-
Few small boats are built for long trips in blue water.Açık denizde uzun yolculuklar için yapılan küçük tekne azdır.
General
- 1 tuvalet kimyasalı, mavi su uncountable
Definition (English)
A blue chemical added to toilet water, often in caravans or boats, to reduce smell and aid waste breakdown.
Example Sentences
-
Add blue water to the chemical toilet.Kimyasal tuvalete mavi su ekleyin.
-
The blue water helps keep the smell down.Mavi su kokuyu azaltmaya yardımcı olur.
Phrases 44
See all- blueadj.mavi, morarmış
- bluen.mavi, blues (müziği)
- blue agaven.mavi agav
- Blue Angelsn.Blue Angels (ABD Donanması akrobasi timi)
- blue beltn.mavi kuşak, deniz koruma kuşağı
- blue bloodn.asil kan, soylu kan
- blue checkn.mavi tik, onay rozeti
- blue cheesen.mavi küflü peynir, rokfor
- blue chipn.mavi çip, birinci sınıf hisse senedi
- blue chip companyn.mavi çipli şirket
- blue chip stockn.mavi çipli hisse senedi, blue chip hisse
- blue cornn.mavi mısır
- blue hatn.mavi şapka
- blue helmetn.mavi bereli, BM barış gücü askeri